Sağanak yağışlar, protestolar ve 61. Uluslararası Sanat Sergisi’nin küratörü Koyo Kouoh’nun zamansız vefatının gölgesinde başlayan Venedik Bienali açılış haftasında küratoryal çerçevenin önerdiği alçak perdeli duyma biçimleri yerini çoğu zaman yüksek sesli karşılaşmalara bıraktı. In Minor Keys başlıklı ana sergi, Kouoh’nun vefatından önce belirlediği kavramsal çerçeve ve hazırlıklar doğrultusunda, 9 Mayıs–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Giardini ve Arsenale’de izleyiciyle buluşuyor. Bu yıl Bienal kapsamında 110 davetli katılımcının yer aldığı ana sergiye, 100 ulusal pavyon ve 31 paralel etkinlik eşlik ediyor. In Minor Keys, büyük anlatılar ve baskın tonlar yerine, daha kısık ama ısrarlı seslere; yan hikayelere, kırılganlıklara, gündelik jestlere ve dikkatli dinleme biçimlerine alan açmayı öneriyor. Ancak açılış haftasında bu alçak perdeli düşünme halinin önüne politik gerilimler, protestolar ve yüksek sesli anlar geçti. Belki de en çok dikkat çeken pavyonlarından biri, kimi izleyiciler tarafından grotesk, kaotik ve “aşırı” bulunan performatif bir sunumdu. Bu çelişkili atmosferin içinde bizim öne çıkanlarımız ise hem Bienal kapsamındaki ulusal pavyonlardan hem de şehir geneline yayılan paralel sergilerden oluşuyor. Türkiye Pavilion 2026. Photo: Fatih Yılmaz Türkiye Pavyonu: Nilbar Güreş, Gözlerinizden Öperim Türkiye Pavyonu’nda Nilbar Güreş’in Gözlerinizden Öperim sergisi yer alıyor. Başak Doğa Temür küratörlüğündeki sergi, 9 Mayıs–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Arsenale’de görülebilecek. Güreş’in cinsiyet, göç, aidiyet, kültürel semboller ve gündelik iktidar ilişkileri etrafında şekillenen pratiği, bu sergide farklı dönemlerden işler ve yeni üretimlerle bir araya geliyor. Serginin başlığı, bir mektup kapanışı olarak yakınlık, şefkat ve mesafe arasında duran tanıdık bir ifadeden yola çıkıyor. Washwasha Farah Al Qasimi, The Curse Birleşik Arap Emirlikleri Pavyonu: Washwasha Bana Kattan küratörlüğündeki Washwasha, Arapçada fısıltı anlamına gelen başlığıyla bu yılın genel temasıyla doğrudan temas kuran pavyonlardan biri. Mays Albaik, Jawad Al Malhi, Farah Al Qasimi, Alaa Edris, Lamya Gargash ve Taus Makhacheva’nın işlerini bir araya getiren sergi, ses, hafıza, göç ve gündelik iletişim biçimlerini Birleşik Arap Emirlikleri’nin değişen toplumsal dokusu üzerinden ele alıyor. Installation view of the Brazilian Pavilion at the 61st International Art Exhibition — La Biennale di Venezia. Photo credits: Rafa Jacinto – Fundação Bienal de São Paulo Brezilya, Comigo ninguém pode Brezilya Pavyonu’nda Fundação Bienal de São Paulo tarafından sunulan Comigo ninguém pode, Diane Lima küratörlüğünde Rosana Paulino ve Adriana Varejão’yu ilk kez bu ölçekte bir diyalog içinde bir araya getiriyor. Sergi, Brezilya Pavyonu’nun modernist mimarisini zorlayan yerleştirme odaklı bir yaklaşımla kurgulanmış. İki sanatçının otuz yılı aşan üretimlerinden tarihsel işleri bir araya getiren proje, kolonyal yaralar ve travmalar etrafında düşünürken, tarihin yeniden yazımını metamorfoz, malzeme ve mekansal karşılaşmalar üzerinden ele alıyor. Kingsley Ng, Laundry Nocturne. © Hong Kong Museum of Art Hong Kong, Fermata: Hong Kong in Venice Hong Kong Sanat Müzesi’nin küratörlüğünü üstlendiği Fermata: Hong Kong in Venice, Hong Kong doğumlu sanatçılar Kingsley Ng ve Angel Hui’nin işleri üzerinden gündelik hayatın içinde saklı şiirsel ritimleri açığa çıkarıyor. Şehrin kültürel mirasından ve sürekli dönüşen kentsel dokusundan beslenen sergi, Biennale Arte 2026 için özel olarak tasarlanan yerleştirmeler aracılığıyla hem gündelik olanın estetiğini yeniden yorumluyor hem de değişim halindeki bir metropolün duyusal kaydını tutuyor. Hernan Bas, The Visitors, Ca’ Pesaro – International Gallery of Modern Art, Venice, 7 May–30 August 2026. © Hernan Bas. Courtesy the artist, Lehmann Maupin, Perrotin and Victoria Miro Hernan Bas, The Visitors Ca’ Pesaro’da, Dom Pérignon Galleries’de yer alan Hernan Bas’ın The Visitors sergisi, Bienal haftasının şehir içindeki güçlü duraklarından biri. 7 Mayıs–30 Ağustos 2026 tarihleri arasında görülebilecek sergide Bas, Venedik’in turizmle kurduğu karmaşık ilişkiyi otuzdan fazla yeni işle ele alıyor. Sanatçının hayali ve gerçek turist figürleri, hem ironik hem de melankolik bir bakışla, izleyiciyi Venedik’te bakmanın, gezmenin ve tüketmenin politikası üzerine düşündürüyor. Erwin Wurm. Photo: Markus Gradwohl Erwin Wurm, Dreamers Museo Fortuny’de açılan Erwin Wurm’un Dreamers sergisi, sanatçının heykel anlayışını beden, nesne, zaman ve mizah üzerinden genişleten pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. 6 Mayıs–22 Kasım 2026 tarihleri arasında izlenebilecek sergi, gündelik nesneleri ve bedeni hem absürt hem de felsefi bir alana taşıyor. Wurm’un mizahı burada hafifletici bir unsurdan çok, kapitalizm, kimlik ve dışarıdan dayatılan toplumsal formlar üzerine düşünmenin aracı haline geliyor. Nalini Malani, Of Woman Born, 2026, 9-channel iPad animation chamber, sound, dimensions variable. Collection: Kiran Nadar Museum of Art. © Nalini Malani Nalini Malani, Of Woman Born Bienal’in resmi paralel etkinliklerinden biri olan Nalini Malani’nin Of Woman Born sergisi, Magazzini del Sale’de 9 Mayıs–22 Kasım 2026 tarihleri arasında görülebilecek. Roobina Karode küratörlüğünde ve Kiran Nadar Museum of Art desteğiyle gerçekleşen sergi, Malani’nin 2017’den beri geliştirdiği çok kanallı “Animation Chamber” serisini genişletiyor. Ses, metin ve hareketli imajların iç içe geçtiği yerleştirme, kadınlık, mitoloji, şiddet ve küresel çatışma üzerine yoğun bir düşünce alanı açıyor. Yazı gezinmesi Pulitzer Ödülleri sahiplerini buldu