CHP’li belediye başkanları, belediyelere yönelik operasyonlara karşı izlenecek yol haritasını belirlemek üzere CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında Ankara’da toplandı. Beş ayrı oturumda yapılacak görüşmelerde siyasi ve hukuki adımlar ele alındı. ÖZGÜR ÖZEL KONUŞTU CHP Genel Başkanı Özgür Özel, toplantıda CHP’nin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun okunması ve kimi belediye başkanlarının konuşmalarının ardından kürsüye çıktı. Özel’in konuşmasından başlıklar şöyle: ONURSAL ADIGÜZEL’İN TUTUKLULUĞU: Dün böyle bir toplantıyı yapmadan önce elbette onursal başkanı gittim ziyaret ettim. Bursa’da Mustafa Bozbey başkanı ziyaret ettim. Onursal başkan aile görüşünden geliyordu ve bir gün önce de kızını görmüştü ama içine dokunan şuydu. Kızı algıyla birlikte 23 Nisan’a hazırlanıyorlardı. Baba kız 23 Nisan’da Ataşehir’de bayramı kutlayacaklardı. Algının kıyafetleri hazır, heyecanı bir haftadır en üstteydi. Dört gün önce geldiler, 23 Nisan’dan bir gün önce algının babasını alıp götürdüler. Tutuklamaya sevk evrakını bucak bucak kaçırdılar, her yerden yazıldı. Tutuklama sevk evrakında şöyle yazıyor Onursal’ın; hiçbir baskaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı. Olsa da zaten bir hukuki değeri yok ama olunca yazıyorlar ya, hiç kimseyle baskaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı, yapılan teknik takiplerde suç unsuruna rastlanmadığı, dinlemelerde bir şeye takılmadığı, kendisinin çok tedbirli davrandığına kanaat oluşturmuştur diyor. Onursal Adıgüzel’i tutukluluğa sevk ederken suç işlememe suçundan tutuklamaya sevk ettiler. Hakime sordu, bir şey yapsam, bir şüphe olsa yazacaksınız, hiçbir şey yok diyor. Diyorlar ki savcı şüpheleniyor ama bir şey bulamadım diyor. Ve Onursal Adıgüzel bu tutuklamadan 24 saat sonra kızıyla birlikte bir görüşme odasında 23 Nisan’ı kutlamak zorunda kalıyor. Algı’nın gözyaşlarıyla, Onursal’ın gözyaşlarıyla. Birazdan daha detay bir şey söyleyeceğim buna dair ama daha özel bir şey söyleyeceğim ama hiçbir suçun yok ama kesin işledin, ben bulamıyorum, yine de seni tutukluyorum diyen, tutuklanmanı istiyorum diyen de bu tutuklamayı yapanı da günü gelecek Onursal’ın ve Algı’nın gözyaşları boğacak, gözyaşları… İFTİRA ATANIN BABASI HELALLİK İSTEMİŞ: Dün Mustafa Bozbey’in yanındaydım. Normalde şu koltuklardan birinde oturacaktı bugün. Bütün salona selamı var. Alnımız açık başımız dik diyor. Ne görev süremizde bir şey buldular diyor. 8 yıl önce verilmiş bir ifadedeki 12 yıllık iftirayla. İki tane iftiracı var. Birisi madde bağımlısı, babası özre gelmiş Bozbey’e. Bu nasıl böyle şeyler yazıyor, çiziyor bilmiyorum. ‘Bağımlılıktan kurtulsun diye 16 milyon para buldum, tedavi ettirdim, yine kaçtı, bulaştı. Gitmiş sana karşı ifade vermiş, hakkını helal et, senden özür diliyorum’ diyor Hacı babası. Öbürünün kendi yargılandığı dosya 155 yıl. Tamamı Bursa’da birbirinden farklı farklı 40’tan fazla olayda 500’den fazla kişiyi dolandırma suçundan. Bunlar diyor ki biz 12 yıl önce Bozbey’den şu vakfa bağış yap dedi, o bağışı yaptık, bundan dolayı bundan sonra işimizi gördü veya öbürü diyor yapmadım diye işimi görmedi. Ondan dolayı Mustafa Bozbey’i alıp içeriye koyuyorlar. ESKİDEN BİR VERİLİYORSA ŞİMDİ BEŞ KATI VERİLİYOR: Buradan AK Partili, MHP’li seçmenlere şunu hatırlatmak isterim. Ne diyorlardı? Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek. CHP gelirse belediyeden sosyal yardım alamazsınız artık. Ona göre oy verin, iyi düşünün. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler geldi. Soruyorum AK Partili ve MHP’li seçmenlere. Geçmişte AK Partili, MHP’li belediyeden alıp da bugün sosyal yardım alamayan bir kişi var mı? Yok. Peki rakam ne diyor? Tam 4.6 kat tam rakamı. Yani eskiden bir alınıyorsa, bir veriliyorsa, beş kat sosyal yardım veriyor Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları. İşte, şimdi buradan Cumhuriyet Halk Partili belediyelere saldırılıyor ya, o saldırılanlar Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları değildir. Saldırılan Cumhuriyet Halk Partisi de değildir. Saldıranlar kreşteki yoksul çocuklara saldırmaktadır. Yurtlara saldırmaktadır. Kent lokantalarına saldırmaktadır. Halk marketlere, halk mandıralara, anne karta, beslenme çantasına, okul suyuna, kırtasiye desteklerine saldırılmaktadır. Mansur Yavaş’ın kapattırdığı veresiye defterini kapatanlara ve veresiye borcu silinenlere saldırmaktadır bu iktidar yaptığı her şeyle. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz ne kendimizi ne partimizi savunuyoruz. HAYSİYET CELLATLARINI UNUTURSAK ŞEREFSİZİZ: Sandık en geç 2028’in Haziran’ında açılacak. Ne zaman seçim sandığı açılacak, trollerin, haksız tutuklama isteyen savcıların 200 tane üniversite öğrencisini vizesinden, edenin, iki bayramı içeride geçirtenin bütün yaz onları Silivri’de perişan edip aileleriyle bir bugün tutuklanmalarına gerek yoktu, tutuklayan yanlış yapmış deniyor ya, o tutuklamayı isteyen savcıya, o tutuklamayı veren hakime, o çocukları hedef gösteren trollere o günden bugüne Ekrem Başkan ya da tüm belediye başkanlarımız hakkında, partimiz hakkında yalandan tweetleri atanlara, akşam televizyonlarda o yalanları tartışanlara paçavralara basıp hepimize iftira atanlara müjde ederim ki önce seçim sandığı açılacak, sonra sizin şey sandığınız açılacak. Hadi bakalım. Hadi bakalım. Hadi bakalım. Verilecek onlar savcılıklara. İki yıl kaldı, maksimum iki yıl. İki yılda hiçbirinizi ne zaman aşımı kurtarır ne bir şey. Ama şuna güveniyorsunuzdur, ‘Ya bunlar iyi insanlar, biz ettik onlar etmezler, bizi unuturlar’. AKP’ye oy veren MHP’ye oy veren normal vatandaş hiç korkmasın. Ne devri sabık yaratırız, ne kin güderiz. ‘İyi olsun’ diye oy verdiniz, yerel seçimde vazgeçtiniz, genel seçimde hep beraberiz. Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz, unutursak şerefsiziz!” İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU OKUNDU: YİNE BAŞARACAĞIZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okudu. “Sayın Genel Başkanım, değerli belediye başkanları, benim sevgili yol arkadaşlarım… Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hasretle kucaklıyorum. Dostlarım, milletimizin CHP’li belediyelerin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek ve bizlere duyduğu güven, bu iktidarın en büyük kabusudur. Milletimizin Cumhuriyet Halk Partili belediyelerinin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek devam edecektir. Biz işimizi en iyi şekilde yapıp halkın gözünde ve gönlünde büyüdükçe, ülke yönetimi için ortaya ciddi bir alternatif koydukça onlar daha da saldırganlaşıyor, hukuk tanımaz oluyorlar. Foyası meydana çıkmış, vakti dolmuş bir iktidarın acizliği içerisinde milli iradeyi hiçe sayıyor, demokrasiyi katlediyorlar. Biz her şart altında milletimize hizmet etmekten, Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmaktan, herkes için adalet ve hürriyet mücadelesi vermekten asla geri durmadık, durmayacağız. Bizleri seçen, görev ve sorumlulukları yükleyen milletimizin üzerinde hiçbir gücün hakimiyetini kabullenmedik, kabullenmeyeceğiz. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen Atatürk’ün izinde, millet iradesinin yolunda yürüyeceğiz. Bize yönelmiş, birbirimize yönelmiş her zorbalığın, her yargı saldırısının hepimize ve milletimize karşı yapıldığını bilerek birbirimize ve milletimize daha çok sarılacağız. Her engel, her zorluk halkımıza hizmet etme; insanca, hakça bir düzen kurma kararlılığımızı asla engellemeyecektir. Başardık, yine başaracağız. Milletin iktidarını engellemeye çalışanlara teslim olmayacağız. Biz çalışacağız, direneceğiz, Türkiye kazanacak. Nice badireyi atlatmış olan bu aziz millet, bizlerin mücadelesiyle huzura kavuşacak. Her şey çok güzel olacak! Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanı.” Daha sonrası belediye başkanlarının konuşmalarına geçildi. Başkanların konuşmalarından öne çıkanlar şöyle: ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI AYŞE ÜNLÜCE: Kıymetli yol arkadaşlarım, partimiz bu toprakların en köklü, en kapsayıcı siyasi geleneğidir. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin de, millet egemenliğinin de yegane temsilcisidir. Genel Başkanımız Özgür Özel’in siyasette kadın temsiliyetini artırma çabası çok önemlidir. Parti yönetiminde, Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde, yerel yönetimlerde, kısacası kadınlar her yerde! Tüzük kurultayımızın ardından yüzde 33 olan kota, kademeli olarak önce yüzde 40’a, sonra da yüzde 50’ye yükselecek. Kadınların söz sahibi olması demek; daha adil, daha şeffaf ve daha kapsayıcı bir yönetim demek. Şehirlerimiz kadınlarla yükselecek. Ülkemiz kadınlarla refaha ulaşacak. Demokrasi ve adalet kadınlarla inşa edilecek. Kıymetli yol arkadaşlarım, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında milletimizin umuda, güvene, adil bir yönetime ihtiyacı var. Bu ülkenin artık kutuplaşmaya değil; kardeşliğe, birliğe ihtiyacı var. Yoksullaştıran politikalara değil, adil paylaşıma ihtiyacı var. Kamucu eğitim, sağlık, sosyal politikalara ihtiyacı var. Karanlığa değil, aydınlığa ihtiyacı var. Hava gibi, su gibi adalete ihtiyacı var. İşte bu umudu büyütecek olan halkçı başkanlar olarak bizleriz, karşınızdayız, huzurunuzdayız! Şehirlerimizde uyguladığımız sosyal, halkçı ve ilerici yerel yönetim anlayışı halkımızdan büyük teveccüh görüyor. Her projemizle şehirlerimize umut olmaya devam edeceğiz. Dirençli siyaset, dirençli demokrasi, dirençli şehirler inşa etmeye devam edeceğiz. Biliyoruz, yolumuz uzun. Yolumuz meşakkatli. Yolumuz hiç kolay değil, dikensiz gül bahçesi hiç değil. Ancak arkamızda anaların duası, babaların desteği, gençlerin azmi, milletimizin kendisi var. Zor olacak ama olacak! Yaşasın demokrasi mücadelemiz, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi! Hep birlikte başaracağız. İçtenlikle hepinizi selamlıyorum. EDİRNE BELEDİYE BAŞKANI FİLİZ GENCAN AKIN: Bu süreç bize şunu bir kez daha göstermiştir: Artık birlikte hareket etmek bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bizim birlik çağrımız bir savunma değil, bir iddiadır. Bu ülkeyi birlikte yönetme iddiasıdır. Çünkü biz bu ülkenin dört bir yanında başka bir yerel yönetim anlayışının mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi aynı kararlılıkla şunu söylüyoruz: Biz buradayız, geri adım atmıyoruz ve bu mücadeleyi büyütüyoruz. Hemşehrilerimiz, milletimiz bizden susmamızı değil, dik durmamızı bekliyor. Dağılmamızı değil, birlik olmamızı bekliyor. Biz de bunu yapacağız. Hizmet etmeye devam edeceğiz. Hukuku savunacağız. Birbirimize sahip çıkacağız. Ve bu ülkeye yeniden adaleti, yeniden güveni, yeniden umudu getireceğiz. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI: On yıllardır yolsuzluklar üzerinden eleştirilen bir iktidar, bakın nasıl bir paradokstur, şimdi yolsuzluklar üzerinden rakibi yıpratmaya çalışıyor. Yazdığı senaryolar, hikayeler… Neden belediyelerin üzerine geliniyor? Çünkü biliyorlar ki, iktidara giden yol CHP’li belediyelerin başarısından geçiyor. Bizim birinci görevimiz beldelerimize hizmet etmektir. Siyaseti, milletvekillerimiz ve genel merkezimiz yürütmektedir. Bu süreçte bizim dokunulmazlığımız yoktur; körlemesine mücadeleye girmenin de bir anlamı yoktur. Kimseye av olamayız. İşimize bakacağız. Mutlaka söylememiz gereken noktada, söylememiz gerekeni söyleyeceğiz. Ancak herkesin vazifesi kendinden sorumludur; hiçbir zaman rol çalmayacağız. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MANSUR YAVAŞ: Elbette suç işleyen cezasını çeker ama suç işlemeyen birisine keyfi muamele yaparsınız bunun adı hukuk değildir. Tutuklulukla tehdit etmek işkencedir. Bütün Türkiye bunu izlesin, kendi çocuğunuzun suçsuz yere bir gün cezaevinde kalmasını kabul eder misiniz!. -Siz bu ülkede Melih Gökçek ve ailesini yargılamadan asla hukuktan bahsedemezsiniz. Verdiğimiz dosyalar ortada. O da yetmedi geçtiğimiz günlerde Danıştay’dan oybirliği ile Gökçek’in yargılanması kararı çıktı. Ama hala belediyeye müfettiş gelmedi. Bazı dosyalar var, zamanaşımına uğrasın diye bekliyorlar. -Yolsuzluk yapanın partisi olmaz, Allah belasını versin kim olursa olsun! Cumhuriyet Halk Partili de olsa hesabını verecek, AK Partililer de hesap verecek, Cumhur İttifakı’nın belediyeleri de hesap verecek. -Ama siz kalkıp da sadece ve sadece masumiyet karinesini iptal edip insanları tutuklarsanız, işte bugün bu toplantı yapılır. Biraz önce yaptığımız toplantıda hukuki mücadelemizi sürdürmemiz gerektiğini, bununla ilgili daha geniş bir platform oluşturmak gerektiğini konuştuk. Şöyle ki; kendilerine geçen belediye başkanları suçsuz! Dolayısıyla ya kendilerine geçecek, transfer olacak ya da hapse atıp Bursa’da olduğu gibi belediyeyi ele geçireceksiniz. -Hukukun üstün olduğu, hiçbir kimsenin sabah kapısı çalındığı zaman ‘acaba bir şey mi var’ diye merak etmeden kapıyı açacağı güzel günlerde buluşacağız inşallah. İktidara gelmemizin önünü hiç kimse kesemeyecek. -Dolayısıyla hepinize ben başarılar diliyorum. Sayın Genel Başkanım, inşallah bu toplantıdan umduğumuz sonucu alacağız ve artık inşallah hukukun üstünlüğü ülkemizde mutlaka ve mutlaka… Er geç mutlaka hakim kılınacak diyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Yazı gezinmesi Ümit Özdağ: ‘Atatürk konusunda tavizsiz bütün partileri bir arada olmaya davet ediyorum’